HEPATİT C NEDİR? KORUNMA YÖNTEMLERİ
NELERDİR?
Hepatit C, hepatitis C virusunun (hcv)' nin sebep olduğu bir karaciğer enfeksiyonudur.
Önceleri, ne A ne de B hepatit olarak isimlendirilen C hepatit, 1970'lerin
ortalarında bulundu. 1989 yılına kadar kendine özgü antikorları tespit eden
(anti-hcv gibi) bir test olmadığından, mevcut
testlerle gösterilemediğinden varlığı bilinmesine karşın, ne A ne de B hepatit
deniyordu. ABD’ de yılda yaklaşık 35.000 kişinin C hepatit virüsü ile
karşılaştığı düşünülmektedir. ( Türkiye için ne yazık ki böyle bir istatistik
bilgi yok). Kronik karaciğer hastalığı ve siroza neden olması, B hepatitinden
daha sıktır. Önceleri akut C hepatitinin yarısının kronikleşeceği ( müzmin
hastalığa yol açacağı) tahmin edilirken, şimdi bu oranın % 80 'i aşabileceği
tahmin edilmektedir. Bunlardan bazılarında siroz gelişebilir. Siroz gelişen
olgulardan bazılarında karaciğer kanseri de gelişebilir. Tedaviden yarar
görebilecekleri belirlemek için uzun süreli çalışmalar çok merkezli olarak
sürdürülmektedir.
Hepatit C için riskli olanlar
kimlerdir?
* Kan transfüzyonu yapılan
kişiler, ( kan verilen) kan ürünleri (plazma, eritrosit süspansiyonu, v.s.)
verilen kişiler.( 1992 Temmuz ayından sonra pek çok
ülkede kan vericileri C hepatit virüsü yönünden araştırılarak kan gereken
kişilere verildiğinden, bu ülkelerde 1992 den önce kan verilmiş olanlar
mühimdir. Bizim ülkemizde 1999 yılında bile hala pek çok hastanede C hepatit
virüsü tespit eden testler yapılmadan kan alınıp verilmektedir.
*IV (damardan) ilaç kullanan
kişiler, İV eroin kullanımı, (C hepatitli hastada
kullanılmış bir enjektör ile başka bir hastaya ilaç verilmesi.
*Hemodiyaliz hastaları ( şu anki rutin uygulamada; hepatit C ve B'li
hemodiyaliz hastaları- ki daha önceden saptanır- özel makinelerde ayrı olarak
hemodiyalize girerler. Bu virüslerin araştırmasından sonra kendilerinde virüs
bulunmayan hastalar ayrı makinelerde hemodiyalize girerler.)
*Hemofili hastası
olanlar.(çok sık kan ve kan ürünleri verilmek zorunluluğu olduğundan)
*Diğer: Vücudu kesici-delici
bir cisimle kesilenler ( örneğin operatör hekimlere ameliyat sırasında sıklıkla
ellerine iğne batmaktadır.), tatuaj (dövme
yaptırmak), kokain çekmek de risk faktörlerindendir.
Böyle kişiler hepatit c
yönünden test edilmelidirler.
Hepatit C virüsü nasıl
bulaşır?
Virüs kanda bulunur. Bu
sebeple kan yolu ile bulaşır. Fakat, cinsel yolla da
bulaşma riski vardır, bu sebeple prezervatif kullanılması öneri edilmektedir. Bu
şekilde bulaşma muhtemelen deri lezyonları ve yaralarla olduğu sanılmaktadır.
Virüsün meni veya tükürük yolu ile gerçekten bulaşıp bulaşmadığına ilişkin
kesin kanıtlar yoktur.
Anne sütünden HCV'nin geçtiğini belirten bir kanıt da
yoktur.
Enfekte bir kişide kullanılan ustura, traş makinesi, hatta berber makasları, dövme yaptırma,vücudun kesici-delici bir cisimle yaralanması, akupunktur
iğneleri ile HCV'yi bulaştırmak mümkündür.
C hepatitli bütün kişiler potansiyel olarak bulaştırıcılardır. Yalnızca Amerika'da
4 milyon taşıyıcı bulunduğuna inanılmaktadır. Hepatit A ve B'nin
aksine enfeksiyon geçirmek bağışıklık sağlamaz.
Kanla bulaşan hepatit olgularının % 90'ından HCV sorumludur. Ancak günümüzde (
şayet yapılırsa) test yaparak kan verildiğinden bu şekilde çok kolay değildir.
C hepatitli bir anneden bebeğine HCV'nin geçişi %
5'den azdır. Geçiş muhtemelen annenin kanındaki virüs miktarı ile direkt
ilişkilidir. Enfekte annelerden doğan bebekler test
ve kontrol edilmelidir.
*Hepatit C için aşı yoktur.
Hepatit B ve A için yapılan aşılar Hepatit C'ye
karşı bağışıklık sağlamaz. Birçok Hepatit C virüs tipi vardır ve bunlar
mutasyona ( değişikliğe ) uğramaktadır. Netice olarak bir aşı geliştirmek zor
olacaktır.( virüs devamlı olarak kendini değiştirdiğinden, aşı yapılsa bile
değişikliğe uğramış virüse yararı olamayacağından).bundan başka C Hepatitine
karşı etkili bir immun globulin
( koruyucu bağışıklanmış serum) da yoktur.
Hepatit C nin belirtileri nelerdir?
C hepatitli birçok kişinin gelişi güzel bir yakınması yoktur ve normal
yaşamlarını sürdürmektedirler. Kuluçka müddeti değişiktir. Ortalama 7-8
haftadır. Karaciğer fonksiyon testleri yıl boyunca, haftadan haftaya farklı
değerlerde yükselmiştir. Enfekte kişiler karaciğer
fonksiyon testleri normal bile olsa, virüs onların kanındadır ve karaciğer
hücre hasarı oluşturabilir.
*Belirtiler varsa, bile çok hafif olabilir ve gribe benzer.
(bulantı, kırıklık, halsizlik, iştahsızlık, ateş, baş ağrısı, karın ağrısı
gibi)
*Birçok hastada sarılık yoktur.fakat zaman zaman seyir boyunca koyu renkli idrar görülebilir.
Hepatit
C’ li olup olmadığımı nasıl bilebilirim?
HCV enfeksiyonu, basit ve özgül bir kan testiyle (
anti-HCV ) belirlenebilir. Fakat; akut veya kronik enfeksiyon
olup olmadığı ayırt edilemez. Bu test rutin ( devamlı ve tertipli olarak mutlak
yapılan işlemler) değildir. Bu sebeple kişiler, doktorlarından bir HCV testi
istemelidir. Şayet ilk test (+) ise, tanıyı doğrulamak için 2. kez bir test
yapılmalı ve karaciğer fonksiyon testleri alınmalıdır. Halen kullanılmakta olan
(eia) testlerinde kronik hepatit C’ lilerin yaklaşık %95'inde anti- HCV (+) dir.
Yani hassas bir testtir. Antikor ( anti- hcv )
olguların % 30'unda enfeksiyonun ilk 4 haftasında (+)
olmayabilir. HCV ile karşılaşmadan 5-8 hafta kadar erken, olguların % 60'ında
anti- HCV testlerinde pozitiflik tespit edilebilir.
İyi
olacakmıyım?
C hepatitli kişilerden çok azı kanlarından virüsü temizleyebilir. Tamamen
iyileşmek için virüsün kandan temizlenmesi gerekir. Olguların % 80'inden
fazlasının kronikleşeceği bildirilmektedir.( ilk akut enfeksiyondan
en az 6 ay sonra karaciğer enzimlerinin ( SGOT-SGPT) yüksek kalması halinde
kronikleşme olduğundan söz edilebilir.)
SGOT ve SGPT ( alt - ast) karaciğer hücre harabiyeti
meydana geldiğinde salınırlar. Enfeksiyonun kronik olduğunu belirten testler de
vardır. Kronik hepatit; kronik persistan hepatit ve
kronik etkin hepatit formlarında görülür. Kronik persistan
hepatit daha hafif şeklidir. Bazen siroz gibi daha şiddetli karaciğer
hastalığına da ilerleyebilir.
Kronik
hepatit C ne demektir?
Kronik HCV , akut enfeksiyondan 6 ay sonra
temizlenmeyen enfeksiyon demektir. Hastalık dereceli olarak 10-14 yıldan fazla
bir müddet boyunca ilerleyebilir. Yüksek SGOT ve SGPT değerleri karaciğer
hasarının halen devam etmekte olduğunun bir göstergesidir. Karaciğer biyopsisiyle
hasarın tipi, derecesi ve hastalığın şiddeti belirlenebilir. Kronik hepatit C'li hastaların % 20'sinde siroz gelişeceğine inanılır. Siroz
karaciğer hücrelerinin ölümünden sonra karaciğerde oluşan skar
(sert, işe yaramaz, fonksiyon görmez bir dokudur) dokusu meydana gelir. Sirozlu
hastaların % 25'inde ( bütün olguların % 5'i) karaciğer yetmezliği meydana
gelebilir (enfeksiyondan 30-40 yıl sonra bile).Siroz
gelişen kronik hepatit C'li hastalarda karaciğer
kanseri gelişmesi riski büyüktür. Bu ilk enfeksiyondan
10-40 yıl sonra meydana gelebilir.
Hepatit C’ nin tedavisi nasıldır?
Son zamanlarda; 3 interferon tipi ve interferon+ ribavirin
birlikte kullanıldığı tedavi şemaları vardır. Tedavi için hastalık
belirtilerinin varlığı ya da yokluğu değil, biyokimyasal, virolojik ve
karaciğer biyopsisi bulguları belirleyici olmaktadır.
İnterferon yalnız olarak kullanılabilir. İnterferonun bazı yan tesirleri
vardır. Grip benzeri şikayetler, baş ağrısı, ateş, kırıklık,
iştahsızlık, bulantı kusma, saç dökülmesi yanında, kemik iliği depresyonu
neticesi beyaz kan hücreleri( lökosit) ve kan plaketcikleri
(trombosit) 'nde azalma
meydana gelebilir. Bu sebeple hasta kan testleri ile izlenmelidir.
Ribavirin ile ani ve şiddetli anemi ( kansızlık)
meydana gelebilir. Doğumsal anomaliler görülebileceği için,
hamilelerde kullanılmamalıdır. Tedaviden sonraki 6 ay sonraya kadar gebe
kalmaktan korunmalıdır. Yan tesirlerinin şiddeti ve tipi kişiden kişiye değişir.
Çocukların HCV enfeksiyonu tedavisi halen araştırılmaktadır.
Olguların %50-60'ında ilk tedavisinde, tedaviye yanıt verirken, yaklaşık %10-40
olguda virüs geç olarak temizlenebilir. Bu sebeple tedavi neticesi için derhal
karar verilmez. Tedavi uzatılabilir ve ilk tedaviden sonra nüks
( tekrarlama) görülenlerde 2. kez tedavi verilebilir.
Tek başına interferon kullanımı:
nüks görüldükten sonra, tekrar tedavi edilmiş
olanlarda dahil olguların % 58'inde virüsün
temizlendiği bildirilmektedir. Yan tesirleri vardır ancak iyi tolere edilir.
İnterferon+ ribavirin
tedavisi: her iki ilacın yan etkisiyle birlikte, nüks
görülenlerin tekrar tedaviye alınan olguların % 47'sinde virüslerin temizlendiği
bildirilmektedir.
Son dönem hepatit C'si olan hastaların karaciğer
transplantasyonundan sonra 1/3 - 1/4 'ünde tekrar enfeksiyon
meydana gelir. Yeni transplante edilen karaciğerde (
karaciğerin çıkarılıp kadavra karaciğerinin takılması) de enfeksiyon
meydana gelmesi riski olabildiğince fazladır. Diğer taraftan bu durum
genellikle ikinci bir transplantasyonu gerektirmez.
Hepatit C'li hastalara hepatit A ve hepatit B aşısı
yapılmalıdır. Bu kişiler alkol almamalıdır.
Hastalığın iyileşmesi yada kötüleşmemesini sağlayan (
alkol hariç) özel bir rejim yoktur. Yaşamı normal sürdürmek için, dengeli bir
rejim yeterlidir.(karaciğer yetmezliği buna dahil
değildir)
Kişileri yorgun düşürecek işlerden kaçınılmalı, yaşamı belirlenen ölçülerde
devam etmesi planlanmalıdır. Kişi kendini yorgun hissettiğinde dinlenmelidir.
Hepatit
C den nasıl korunulur? Nasıl önlenir?
*Halen hepatit C için aşı yoktur.
*Enfeksiyonlu kişilerin kanları
ile bulaşık, jilet, ustura, makas, tırnak makası, diş fırçası, temizlik kâğıtları
gibi her şey için önlem alınmalıdır.
*Çamaşır suyu ile sıçramış kanlar temizlenmelidir.
*HCV’ nin cinsel yolla geçişi çok nadir olmasına
karşın, güvenli seks yapılmalıdır. (prezervatif kullanımı, çok eşli cinsel
yaşamın terki gibi)
*HCV'li hastalar gittikleri her hangi bir hekime ve
diş hekimlerine HCV' li olduklarını bildirmelidirler.
*Bu hastalık ile ilgili her geçen gün araştırmalar artmakta, çare için arayış
sürdürülmektedir.